Herkese merhabalar. 2021’in son çeyreğinden bu yazıya başladığım süreç içerisinde “Kolaylaştırıcı Ezoterik Şifa Metodu” (KEŞM) ile yaptığımız çalışmalardan ortaya çıkan sonuçlar üzerine bir yazı dizisine başlıyorum. Bu süreçte sizlerle paylaşacak pek çok şey birikti. İlk yazı içeriğini biraz daha bireysel bir olay üzerinde tutacağım. Karl Marx “Cehenneme giden yol iyi niyet taşları ile döşelidir.” ifadesini kullanırken elbette döneminin şartlarındaki toplumsal sınıf ve ekonomi kavramlarını inceliyordu. Ben de yazıma bu alıntıyla başlamak istiyorum. Çünkü bu yazı hayat yolculuğumda tekâmülüme katkı sunacağını ve beni enerjisel bazda yükselteceğini düşündüğüm bir takım “okült” çalışmaların aslında alanıma neler yaptığı ve bunları keşfedip dönüştürme uygulamalarımızla ilgili…
2020’nin ilk çeyreğinde okült çalışmalar yapan ve bu çalışmalar üzerine dikkat çekici paylaşımlar yapan bir kişiyi keşfettim. Çıkarmış olduğu bir uygulama kitabı vardı, ön sipariş ile alacak kadar da aslında beni heyecanlandırmıştı çünkü şu an bulunduğum konumda olmama vesile olan, müthiş bir merak ve keşfetme arzusu motivasyonu o zaman da etken olmuştu. Keskin bakış açılarına sahipti ama disiplinli yaklaşımı beni çalışmaları uygulama konusunda cezbetmişti. Olabildiğince kendi çalışmalarıma paralel uygulamaları gerçekleştirmeye çalıştım. Yaptığım çalışmaları belirttiği şekilde yapıyor olmama rağmen, bugüne kadar yaptığım diğer tür tekniklerdeki gibi verim alamadığımı görünce, daha ileriki bir zamanda yaparım düşüncesiyle kitabı rafa kaldırdım.
Yine bu kişinin diğer kitaplarını zaman içerisinde edindim. Yaklaşımlarını inceledim. Bazı bakış açıları gerçekten soru biçimi olarak ilgi çekiciydi ama anlamadığım ölçüde son kitabından bir nefret enerjisi akıyordu. Kafamdaki soruları aydınlatmaya çalışırken her zaman yeni soru oluşturan bilgiyi sevmişimdir ama son okuduğum kitapla bir bilgi almaktan çok kafamın içinin bulandığını söyleyebilirim.
Akabinde bu kişinin yeni bir çalışma kitabı üzerine bir sürece girdiğini gördüm. Meraklı yapım beni fazlasıyla dürtükledi ama bir tarafımda bu sefer uzak durmam için uğraştı diyebilirim.
Buraya kadar aslında hâlâ ortada ne olduğuna dair bir fikriniz yok. Size bir kişinin çalışmalarından ve kitaplarından ve bu süreçteki mini deneyimlerimden bahsettim. Özellikle okuduğum son kitaptan sonra farklı bir kırılma olduğunu birkaç ay içerisinde kendimde görmeye başladım ve bunu anlamlandıramadım.
Şimdilik bu okült olayı kenara koyalım. Bu yapılan çalışmalara ve sadece okumayla olan etkiler üzerine geçmeden, bunu keşfetmeme vesile olan süreçten de biraz bahsetmek istiyorum.
2021’in üçüncü çeyreğinde Kolaylaştırıcı Ezoterik Şifa Metodu’nun (KEŞM) eğitimini aldım. Kurucusu meslektaşım sistemi geliştirdiğinden bu yana çalışmalarından bahsediyordu. Zamanı gelmiş bazı olaylar için çeşitli durumlar bazen sadece bahane olur, bu sistemle çalışmaya başlamam için de böyle bir eşzamanlılığın oluştuğunu söyleyebilirim. Akabinde Ekim 2021’de Fethiye’de kamp bahanesiyle toplanan karşılaşan bir grup insanın, kısa bir süre sonra ışık için kolektif çalışmalar yapmaya başlaması vs. bu süreçte hızla gelişen bir ilerleyişin ortaya çıkmasına vesile oldu.
Buraları şimdilik hızlı geçiyorum ama yazının başında dediğim gibi, bu bir yazı dizisi. Daha anlatacak çok şey var.
Bu ilerleyiş içerisinde açıkçası hepimizin hayatını fazlasıyla etkileyen bir şey oldu. Hem sistemi kuran dostumuz hem de Ezgi’nin KEŞM aracılığıyla bireysel yetenekleri vesilesiyle beden kayıtlarını okuyabildiğini öğrendik.
Bedensel kayıtlar? Bedenimizin çeşitli bölge ve alanlarına kayıtlı geçmiş yaşam kontrat / yemin / anlaşma / sözleşmeleri… Sadece bu kadar da değil. Yeri geldiğinde karanlığa hizmet ettiğimiz versiyonlarımız ve enkarnasyonlarımızdan kaynaklı bir takım negatif tesirler, büyüler, mühürler, kilitler… Bedensel kayıtlarımız, bizim bu enkarnasyonumuzun en temel çerçeveleyicisi. Bu yaşam planında özellikle neler yaşayıp da belli deneyimlere çekilebilmemizle ilgili kâh yönlendirici kâh bizi manipüle edici içerikler barındırıyor.
Bu beden kayıtlarımızla alakalı süreç içerisinde Ezgi benim kayıtlarımı parça parça okudu. Ezgi’nin kayıtlarını da kurucu arkadaşımız okudu. Biz böyle aylarca geceleri sabaha kadar bu kayıtlarla ilgili çalışmalar yaptık durduk. (Yazar burada internet sitesinin neden bu kadar geç yenilendiğini ve hatta sosyal medyada paylaşımları azalttığını itiraf ediyor.)
Ezgi de sağ olsun, benim gibi meraklı, hatta bazen benden daha çok, en ince detayına kadar öğrenmek isteyecek kadar... Beden kayıtlarını okuduğunu öğrendiği zaman tabi ki Ezgi başka neler yapabiliyorum diye yeni güçlerini tanımlamaya çalışıyordu. Bu süreçte resim, fotoğraf, çizilmiş mandala ve hatta doğum haritası gibi unsurlarda bilgi akışı alabildiğini gördü. (Hizmletlerimizde psişik okuma köşesine bir göz atabilirsiniz.)
Evet, nihayet yazıyı buradan okült çalışmalara bağlıyoruz.
Özellikle okuduğum o son kitaptan sonra kendimde tanımlayamadığım tuhaf bir kapanıklık, bereket yokluğu, motivasyonsuzluk ve hatta insanlığımı sorgulatacak kadar değişik durumlar olduğunu deneyimlemiştim. KEŞM ile çeşitli etkileri var mı yok mu diye alanımdan birtakım temizlemeler yapmıştım ve bazı şeyler eskiye oranla fark etmişti. Yine de daha fazlası olduğunu da hissediyordum. Bir akşam Ezgi’ye okuduğum bu kitaplardan birinin bana etkilerinin akışını öğrenebilir misin dediğim de Ezgi tabi ki merakla evet diyerek kitaplardan birini aldı. Enerjiyi açtı, alana bağlandı, psişik okuma aracıyla kitaplardan birinin alanına bana ettiği etkileri niyetiyle bağlandı. Elbette biri çalışma kitabıydı ama sadece kitabı okudum diye de nasıl anlaşmalar yapılmış, alanıma neler girmiş... İnsan gerçekten hayret ediyor. Sonra tabi ki bunları elimdeki 3 kitap için de not ettik. Örnek olması açısından birkaç tane kaydı burada yazacağım:
Bolluk – Bereket Çalma Sözleşmeleri / Haslık Çürütme Sözleşmesi / Kitabın içinde gösterilen tılsımlarla yapılan bilinçsiz büyüler / Diğer ırktan varlıklar alanıma girsin diye kapı sözleşmeleri / Irk İnkârı Sözleşmeleri/ Akaşik Kayıtları Silme Anlaşmaları…
Üç nokta koydum; çünkü 3 kitap içerisinde bunlar haricinde pek çok kayıt çıktı. Özellikle son kitabı okuyabilmesi için sistem Ezgi’ye ekstra koruma yaptırttı çünkü kitabın kendisi okült olarak farklı bir enerjiyle kilitlenmiş ve korunma altına alınmış. KEŞM’i açıp bu kayıtlar üzerine çalışma yapmaya başladık ama sadece işte x sözleşme iptal edilsin, bitti gitti olamıyor. İlgili bir sözleşmenin içeriğine ince eleyip sık dokuyup bana geçen karması var mı, alanıma giren negatif etkilerin / implantların vs. tespiti, oluşmuş ek sözleşme vs. var mı, bunlarla alakalı enerjisel kilitlerin, mühürlerin bulunması gibi pek çok işlem yapmak durumunda kaldım. Bu kayıtlar ister istemez yeni karmalarımın olmasına da sebebiyet vermiş. Ayrıca Ezgi’ye gelen bilgi akışı çerçevesinde 3 kitabı da ayrıca bütün bu temizlemeler sonrası enerjisel olarak mühürledim, kitabın etrafa verebileceği tüm genel etkileri de temizledikten sonra bu üç kitabı, gelen rehberlik bilgisi yönlendirmesiyle ortadan kaldırdık.
Yaptığım temizleme ve dengeleme çalışmaları sonrasında kısa zamanda üzerimden kalkan ağırlığı tarif edemem.
Yazının başında da dediğim gibi, tamamen saf ve iyi niyetlerle bahsettiğim okült kitap içindeki çalışmaları uyguladım. Öğrenme motivasyonu ile bu kişinin diğer kitaplarını okudum. Yaptığım uygulamaları geçtim, sadece kitap okudum, içinde çeşitli sembolleri filan gördüm diye farkında olmadan karanlığa hizmet edecek şekilde alanımda açılmadık şey kalmamış…
Beden kayıtlarımızda tabi neler neler var, orası da ayrı yazıların konusu.
Bu yazıyı özellikle niye yazdım?
İnternetin günümüzde bilgiyi önümüze saniyesinde getirdiğini hepimiz biliyoruz. Bazen iyi bazen egoya hizmet edecek niyetlerle bu tür spiritüel / okült / enerjetik çalışalara ve hatta ritüellere başvurabiliyoruz. Hangi uygulamanın ışığa hizmet eden hangisinin etmeyen olduğunu ayırt etmek kolay olmayabiliyor. Elbette sevgilim geri gelsin diye x ritüeli yaptım, y tılsımı yaptım gibi bir olgudan zaten bir hayır beklemeyin. Bu tür yapılan uygulamalara ve zamanlar boyu etkilerine sonraki yazılarda daha detaylı değineceğim.
Önceki yıllarda yazdığım yazılarda gerçeklik üzerine bazı fikirlerimi belirtmiştim. Gerçekliğin esnekliğinden ve yaşamın içerisinde bu esnekliğe uyumlu olmanın öneminden bahsettiğim gibi bir yandan da kendi gerçekliğini karşısındakine dikte edenlerden vs. bahsetmiştim.
Çalışmalarına denk geldiğim kişinin disiplinli yaklaşımı güzeldi ama belirttiğim gibi kendi gerçekliğinden öte bir gerçeklik yoktur şeklinde bir sert bakış açısına sahipti. Bugüne kadar inceleyebildiğim farklı öğreti ve tekniklerde bu kadar katı olanına denk gelmemiştim. Belki de bu yazıyı yazmam ve bu hususta deneyimlerimi, bir şekilde bu yazıya denk gelenlerle paylaşabilmem için bunun olması ve benim de bunu sahada öğrenebilmem gerekiyordu.
Bu sebeple bir çalışma disipliniyle karşılaştığınızda, bu çalışma şeklinin ışığa mı karanlığa mı hizmet ettiğine dair bakmanızı ve önden bir değerlendirme yapmanızı size tavsiye ediyorum. Bilinçsizce yapılacak her tür çalışma ve uygulama size görünmeyen zararlar verebilir ve daha farklı olaylara alet olabilirsiniz. Özellikle bir konuda tıkanıklık yaşıyorsanız size kısa yoldan istediğinizi vadeden uygulamalar üzerine iki kere düşünün.
Dünya harika bir okul ve bizler insan olarak bu okulda çok kıymetli bir deneyim süreci yaşıyoruz. Işığın yolunda yürümeye niyet edin, size aydınlık kapılar aralanacaktır.
Yaratıcı’nın saf sevgisi ve ışığı ile sarıldığınızı her daim anımsayın.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Taner Tözün
11 – 12 Mayıs 2022

